 |
|
Muğla
Asar (Hisar) Dağı eteklerinden, Karadağ, Kızıldağ , Masa ve Hamursuz dağları ile çevrelenmiş ovaya doğru yayılan bir şehirdir Muğla merkezi. Ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden birçoğunun bağlı olduğu ilin merkezi Muğla daha çok ilçelerine gidilip gelinirken "içinden geçilen bir yerdir" tatilciler için. Geziyi daha çok denizle eş tuttuğumuzdan mıdır nedir, deniz kıyısında olmayıp da turist yoğunluğu olan yöremiz pek azdır.
Bu da anlaşılabilir bir şey ya biz gene de Muğla’ya en az bir gün ayırmanızı önereceğiz. Muğla’ya yolunuz Perşembe günü düşerse Muğla Pazarı’nı gezmeyi unutmayın. Turist grupları bu pazar için kilometrelerce ötedeki tatil yerlerinden kalkıp geliyorlar. Pazarda bol ve ucuz sebze meyvenin yanı sıra yöreye özgü dokumalar, dantel, iğne oya işler, halı ve hediyelikler de satılıyor. Muğla ve çevresi ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak için www.mugla-turizm.gov.tr sitesini ziyaret ediniz.
|  |
| |
|
Marmaris
Sırtını çam ve günlük ormanlarının yeşiline vermiş, modern bir turizm şehri, Türkiye’nin güney ucunda bir inci. Marmaris zaman içinde pek çok medeniyetin hüküm sürdüğü bir yer olmuştur. Bölgede yapılacak gezilerde Karia , Rodos ve Ada uygarlıkları, Mısır, Asdur , İon , Dor , Pers, Makedon, Suriye, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür.
Tarihi geçmişi ve doğal dokusunun yanı sıra Marmaris alışveriş imkanları ve eğlence hayatıyla öne çıkar. Gündüz her türlü aktivite hoş vakit geçirmenizi sağlayacak, güneşin batmasıyla kendinizi unutulmaz Akdeniz gecelerinin kollarına bırakacaksınız. Sınırsız seçeneğin sunulduğu alışveriş merkezleri, çarşı ve pazarlar karşısında büyüleneceksiniz.
Çam ormanları ve bin bir renkli çiçeklerle bezenmiş, mavinin en güzel tonlarını taşıyan tertemiz denizi, eğlencesi, özenli el sanatları, kendisine has kültürü ile, üzerinde gülümseyen güneşin eksik olmadığı modern bir tatil kentidir.
|  |
| |
|
Sedir Adası
Ula ilçesi sınırları içerisinde, Gökova körfezinde yer alan Sedir Adası, arkeolojik doğal yapısı ile yöremizin kültürel turizminin en yoğun olduğu yerlerden biridir. Düzgün kesme taştan çok sayıda kule ile sur duvarları, adanın orta kesiminde Dor düzeninde yapılmış Apollon tapınağı ve onun yerine sonradan yapılan kilise, doğu kesiminde hala ayakta duran iyi korunmuş tiyatro, agora ve antik liman kalıntıları görülmeye değer yerlerdir.
Adanın kuzey batı yanındaki küçük koyda halk arasında Kleopatra’nın yüzdüğü söylenen çok ilginç bir plaj vardır. Bu plajın kumları, özel biçimde oluşan kalker damlacıklarıdır. Ülkemizin yer aldığı coğrafi kuşak içinde ender sayılabilecek kumların oluşumu dikkat çekicidir.
|  |
| |
|
Akyaka / Gökova
Muğla'dan karayolu ile Marmaris'e doğru giderken Sakartepesi’ne tatlı bir tırmanışınız başlar. Bu tırmanışın ardından Gökova Körfezi'ne ve Ovası'na doğru kıvrıla kıvrıla bir inişe başlar ki hemen ilk kıvrımda durup bu eşsiz güzelliği durup seyretmek istersiniz. Yüzünüze vuran rüzgarı doyasıya hissetmek Sakar Dağı'nın size bir armağanıdır. Gökova körfezinin doğu ucunda, Sakartepe dağı ile kuzeyden, Gökova ovası ile güneyden kuşatılan Akyaka , bu konumu ile belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden birdir.
Tarım arazisi, zeytinlik alanları harici Akyaka ' nın etrafı gür ve sık çam ormanları ile çevrilidir. Deniz ve orman iç içe girmiş doğal bir güzellik oluşturur.Yürüyüş yapabileceğiniz alanlar, fotoğraf arşivinize ekleyebileceğiniz kareler, günlük geziler, su sporları, balık avcılığı, dalgıçlık, yamaç paraşütçülüğü ile size çeşitli imkanlar sunar.
Akyaka , Gökova ovasının sazlıklarına gelen yüzlerce değişik kuş çeşidini barındırır. Sazlığın göçmen kuşları, flamingolar, pelikanlar ve azmağın sevimli konukları olan su samurları da Akyaka’ya ayrı bir güzellik katar. Zengin bir nüfus ve çeşitliliğe sahip kuşları özellikle sabahın erken saatlerinde doyasıya gözlemleyebilirsiniz.
|  |
| |
|
Datça
Bulunmaz doğası, zengin tarihi, eşsiz denizi ile cennet köşelerimizden birisi… Ege ile Akdeniz’in buluşma noktasıdır Datça. Marmaris’ten batıya uzanan 70 Km. uzunluğundaki Datça Yarımadası’nın bir yüzü Akdeniz’e, bir yüzü Ege’ye bakar. Knidos antik kentinin bulunduğu yarımadanın uç noktasına gidenler, iç limanın Akdeniz, dış limanın Ege suları olduğunu bilip, heyecanını duyabilirler bu keyifli coğrafyanın.
Datça Yarımadası bir büyük yarımada. Bencik limanından, yarımadanın en dar yerinden başlıyor ve Knidos’a kadar uzanıyor. Yarımadanın etrafında tamı tamına 52 koy bulacaksınız. Kimisine sadece denizden ulaşılabilen bu koylardan biri gün boyu sadece size ait olabilecek. Kalabalık ve plaj arayanlar toplam 13 km uzunluktaki plajlardan birine atabilirler kendilerini. Datça plaj ve koylarındaki denizin güzelliğini, akvaryum duruluğundaki suyunu unutamayacaksınız.
|  |
| |
|
Ölüdeniz / Fethiye
Fethiye’den Ölüdeniz’e çamlar arasından giden yol 14 km. Yokuşlu inişli yolun sonunda birden müthiş bir mavi çıkıverir karşınıza. Burası Belcekız Koyu’dur. Koyun içinden uzanan kumsalı yürüdüğünüzde ise eşsiz Ölüdeniz’i görürsünüz. Ölüdeniz büyülü gibidir, kıpırtısız durur öylece. Dibinde tek bir yosun bile yoktur, beyaz bir kumla örtülüdür. Suyun ve dibinde kumun kırdığı ışık turkuaz bir renk verir. Ölüdeniz’e Çamların gölgesi düşer ve bu etkileyici turkuazı zenginleştirir.
|  |
| |
|
Pamukkale / Denizli
Bir doğa harikası. Suyun yarattığı olağan üstü mimari. Beyaza kesmiş ve çok geniş alana yayılmış setler, setlerden dökülen sarkıtlar: travertenler . Denizli’ye sadece 19 km uzaklıkta. İnsanoğlu bu güzel doğa parçasını binlerce yıl önce keşfetmiş. Yanı başına Hierapolis kentini kurmuş.
Büyük bir uygarlık doğmuş bu kentten. Yılların tahribatına rağmen, kalıntılar bugün bile ihtişamlı. Kent gezisi öncesinde ya da sonrasında, Pamukkale müzesi ziyaret edilmeli. Bina antik kentin hamamı ayı zamanda. İki tarafında dükkanların bulunduğu sütunlu yol. Tiyatro iyi durumda. İsa’nın havarilerinden St . Philip’a adanmış kilise. Caddenin sonunda Domitian Takı. Her tarafta hamam kalıntıları. 2 km boyunca uzanan nekropol (mezarlık).
|  |
| |
|
Umut Kaplıcaları
Denizli, Sarayköy, Kokar hamam mevkiinde açılan kaplıcalarımız, hepsi farklı hastalıklara iyi gelen ve aynı arazi üzerinde birbirlerine karışmadan çıkan yedi farklı nitelikteki suları ile, belki de dünyada bir ilk olacak “Termal Müze” olma özelliğine sahiptir.
Termal sudan sınırsız yararlanabileceğiniz kaplıcamızın tüm odalarında duş, küvetli banyo, tuvalet, klima, telefon, uydu yayınlı tv , sac kurutma makinesi, banyoda acil yardım butonu , konforunuzu tamamlayacaktır.
Çamur banyosu, bitki banyosu, masaj, zayıflama, fizik tedavi, güzellik için cilt, saç ve tırnak bakımı uygulamaları termal sağlık kürünüzü tamamlayacaktır. Doktor gözetiminde, kişiye özel tedavi yöntemleri ile kendinizi yenileyeceksiniz.
|  |
|
|